« Önceki |

2/7/2009

Adam Gibi



Ben seni hiç sevmedim ki

Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim

Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim

Bir de yıldızları sevdim

Eylül akşamlarında gelip,

Gözlerinde durdular.

Ben seni hiç sevmedim ki

Beni yola koduğunda ayrılmayı sevdim

Kurşunları sevdim beni vurduğunda

Ağlamayı sevdim unuttuğunda

Yalnız olduğumu anladığımda

Ayakta kalmamı sevdim

Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda

Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği

Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini

İkindide yağmur gibi

Geceleyin rüzgar gibi sevdim seni sevdiğimi

Ben seni hiç sevmedim ki

Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim

Menekşeyle konuşmanı

Nisan'a hatırlatmanı

Baharın bir adının da yalnızlık olmalığını

Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı

Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman

Sakız satan çocukları

Yeni çıkan şarkıları

Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe

Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte

Ben seni hiç sevmedim ki

Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine

Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde

Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde

Buğusunda sabahın, acımasızlığında bir ahın

Ağlayan yüzünde İsa'nın

Ferahlatan gücüyle duanın

Korkutan yanıyla nârın

İncenin, zeytinin ve kalbin üstüne

Gülün üstüne

Tutunduğum umudun üstüne

Korkunun üstüne

Senin üstüne, hepsinin üstüne, hep senin üstüne

Ben seni hiç sevmedim ki

Gittiğin zaman gitmeni sevdim

Evreni sevdim geldiğin zaman

Kalmanı sevmedim

Korkuyordum sana alışmaktan

Yine de sevdim gülümsemeyi

Mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından

Kırlara ilk kar düştüğü zaman

Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim

Seni içimde öldürdüğüm zaman

Ben seni hiç sevmedim ki

Yogun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim

Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim

Bir de yıldızları sevdim

Eylül akşamlarında gelip,

Gözlerinde durdular.

Ben seni hiç sevmedim ki

      Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim

Menekşeyle konuşmanı

Nisan'a hatırlatmanı

Baharın bir adının da yalnızlık olmalığını

Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı

Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman

Sakız satan çocukları

Yeni çıkan şarkıları

Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe

Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte

Ben seni hiç sevmedim ki

Ben sevdim mi adam gibi severim

        Ben sevdim mi adam gibi severim


İbrahim Sadri


25/6/2009

Hayırlı Kandiller



Ey Rabbim!

Sen ki yokluğun heybesinden çıkardın alemi.
Sevabımızın yokluğunu  rahmetine vesile kıl.

Sen ki hiçliğin kuyusundan çıkardın kalbimizi.
Elemimizin çokluğunu lütfuna sebep kıl.

Senki güllere güzel yüzler verensin.
Günahımızın bolluğunu affına bahane kıl..

Amin..

23/6/2009

Dost Olsun Ama Gerçek Bir Dost

Hani, diyorum da, insanin gerçekten mükemmel bir dostu olsa...

"O nu", şöyle, içine sindire-sindire, öpe koklaya,
kocaman bir sarılsa...
Uff!..
Ne iyi olur değil mi?

Dostunuz!
"Can" dostunuz var mı?
Kadın ya da erkek... Hiç farketmez.
Gerçek dostun cinsiyeti olmaz.
Paylaştığınız birileri var mı?
Var ise mesele yok.
Yok ise, gidin bulun hemen!

Sırlarınızı paylaştığınız.
Özlediğinizi açık yüreklilikle söylediğiniz.

Telefonda bile saatlerce konuştuğunuz, sıcacık biri...

"O" nu görmediğinizde yüreğinizin "pıt-pıt" attığını
hissettiğiniz, bir dostunuz var mı?
Dert ortağı, sohbetlerinizi paylaştığınız, yalnızlığınızı
anlattığınız, sevincinizi hisseden biri...

Yalnız kaldığınızı düşündüğünüzde, birilerine
öfkelendiğinizde, sevdiklerinizi özlediğinizde, hayal
kurduğunuzda yanınızda o var mı?
Sizi hiç yalnız bırakmayan biri...
Arayan, soran,"Seni özlüyorum" diyen biri.

Böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz.

Yanıltmaz!

Anlayışla karsılar her şeyi...
Hataları, günahları-sevapları, her bir şeyi konuşabilirsiniz
onunla...
Hiç yalnız kalmazsınız...

Böyle bir dost bulmak için fazla bir arayış içinde
olmanıza gerek yoktur.
O kendiliğinden çıka gelir zaten.


Bir gün bir bakarsınız karşınızda...

Önce "Hadi lan! Kim bu" denir. Ardından,
ısınmaya başlarsınız.
Sonrasında bir bakmışsınız sıcacık sohbetler, derin
konular, sırlar, paylaşımlar...
Kimseye söyleyemediğinizi, en yakınınıza
anlatamadığınızı, geçmişteki izleri, geleceğe dairlerinizi,
sadece ona anlatır olursunuz.

Bir dost bulun!

Ama gerçek olsun.

Aradığında işinizi değil, aşınızı soran...

Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kiracınız olsun.
Anlatsın, konuşsun, açık-seçik, korkmadan yaşasın.


Güvensin!

Cinsiyeti olmasın!
Bir kartal kadar haşin, bir maymun kadar şaklaban,
bir ceylan kadar narin olsun.
Doğruları söylesin.

Gerçekci olsun.

Yanıltmasın, kandırmasın!
İçten, sevecen, sempatik, sevdaları, özlemleri
anlayabilen biri olsun.

Anlasın!

Ağzıyla değil, gözleriyle konuşsun.

Yaşasın!

Doya-doya yaşasın doya-doya yaşatsın.
Beyninden değil, yüreğinden versin.

"Olsun varsın! Paylaşırım." desin.
Bir dostunuz olsun.
Sizi ve benliğinizdekileri paylaşsın...
Dost olsun!

AMA... GERÇEK BİR DOST

-alıntı-

12/6/2009

Tahir ile Zühre

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
Bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte,
Yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
Meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
Meselâ denerken damarlarında bir serumu
Ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
Ama o bunun farkında değildir
Ayrılmak istemezsin dünyadan
Ama o senden ayrılacak
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

 

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.


Nazım Hikmet Ran

25/4/2009

...



Ağlama yüreğim bu acı da diner..

Sus! Hıçkırma..
Giden mutlaka pişman olup döner!
Döner dönmesine de, bakalım kim onu kabul eder?
Heyy! Karşıdaki gideni geri döndüğünde affetme!
Unutma, o yine gider!